Üyelik aktivasyonunuz tamamlanmadı!

hangikredi.com

Makroekonomi ve Yatırım İlişkisi

HangiKredi Uzman Yazarları

Yayımlama Tarihi: 6.12.2023 Güncelleme Tarihi: 26.01.2024

Yatırımcılar, kararlarını geleceğe yönelik tahminlere göre verir; gelecek ise bazı olası riskleri ve fırsatları barındırır.

Makroekonomi ve Yatırım İlişkisi
Bu bilinmezliğin temelinde ekonomik koşulların değişken olması yer alır. Jeopolitik olaylar, Merkez Bankasının kararları ve küresel ekonomik krizler gibi pek çok nedenle iktisadi veriler aniden değişebilir. Buna bağlı olarak daha önce kâr potansiyeli yüksek olan yatırımlar zararlı hâle gelebilir. Belirsizliklere karşı birikimlerinizi korumak için yazının devamından makroekonomi ve yatırım ilişkisine dair detayları öğrenebilirsiniz.

Makroekonomi nedir?

Üretim ve tüketim faaliyetlerini inceleyen ekonomi, mikro ve makro olmak üzere ikiye ayrılır. Mikroekonomi alanında tüketiciler, firmalar ve endüstrilerin iktisadi verilerine odaklanılır. Makroekonomide ise toplam üretim, tüketim, tasarruf, yatırım, gelir ve istihdam gibi daha büyük çaplı veriler incelenir. Ülke ekonomisinin bir bütün olarak ele alındığı bu disiplininin kurucusu ise iktisatçı John Maynard Keynes’tir. 1930’lu yıllarda fikirlerini paylaşan Keynes, toplam talep kavramını öne sürerek ekonomi bilimine yeni ve genel bir boyut kazandırmıştır.

İktisat bilim dalının iki kolu olan mikroekonomi ve makroekonomi hakkında daha detaylı bilgi için linke tıklayın!

Makroekonomi ve yatırım: Finansal kararlarınızı ekonomik değişkenler nasıl etkiler?

Makroekonomi ve yatırım kararları arasında doğrudan bir ilişki bulunur. Makroekonomik veriler, tıpkı domino taşları gibi birbirini etkiler. Örneğin Merkez Bankası faiz artırma kararı aldığında borçlanma maliyetleri yükseldiği için yatırımcılar tasarrufa yönelir. Böylece tüketim azalır ve talep yönlü enflasyon dengelenir. İzleyen başlıklarda işsizlik, enflasyon ve faiz gibi makroekonomik göstergelerin yatırım süreçlerine olan etkisini ayrıntılarıyla görebilirsiniz.

İşsizlik, enflasyon ve faiz: Yatırımcılar için makroekonomik göstergeler

Ekonomideki makro gelişmeler, çok sayıda etkene bağlıdır. Mesela enflasyon dönemlerinde artan üretim ve işçi çalıştırma maliyetleri nedeniyle istihdam verileri olumsuz seyredebilir. Benzer şekilde faiz kararlarından dolayı enflasyon rakamları ve fiyatlar artabilir. Birbiriyle bağlantılı olan bu faktörler, makroekonomi ve yatırım arasındaki bağı gösterir. İşsizlik, enflasyon ve faizin yatırımcılara etkisi şöyledir:

  • İşsizlik, gelir kaybı ve ekonomik belirsizlik anlamına gelir. Üretim düştüğü için hem şirketlerin hem bireylerin yatırımları azalır.
  • Artan enflasyon, maliyetleri artırdığı için firmaların ve kişilerin kâr marjını* daraltır.
  • Yüksek faiz oranları, kredi almayı zorlaştırabilir ve yatırım yapmanın maliyetini artırabilir.

Makroekonomik indikatörler arasındaki faize ayrı bir parantez açalım. Bu kapsamda politika ve banka faizi olmak üzere iki ayrı gösterge bulunur. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) tarafından belirlenen politika faizi, mali kuruluşların kredi şartlarına yön verir. Söz konusu oranla birlikte bankaların kredi faizleri de yükselir. Ayrıca beklenti çapası** yoluyla geleceğe dönük istikrar algısı oluşur. Böylelikle yatırımcılar, azalan belirsizlik sayesinde alım satım kararlarını daha kolay verebilir.

Ekonomik döngüler ve yatırım: Büyüme, durgunluk ve dönemler arası geçişler

Ekonomik döngüler; büyüme, durgunluk ve dönemler arası geçiş adımlarından oluşur. Büyüme zamanlarında işletmeler ve bireyler, genellikle kârlarını artırırak yeni yatırımlar yapar. Ancak durgunlukta talep düşebilir, firmalar gelir kaybı yaşayabilir ve yatırım kararları ertelenebilir. Makroekonomik veriler durağan olduğunda görece güvenli yatırım araçlarına yönelebilirsiniz. Bunlar arasında tahviller, emtialar ve gayrimenkul yer alır. Büyüme ve geçiş dönemlerinde ise risk toleransınızı artırabilir, portföyünüzü zenginleştirerek dengeli bir strateji izleyebilirsiniz.

Mali politika ve Merkez Bankası müdahaleleri

Hükûmetler, işsizlik ve enflasyon gibi sorunlara karşı istikrarı artıran politikalar izler. Makroekonomik belirsizlikte yatırım yaparken Merkez Bankasının maliye ve para politikalarını takip edebilirsiniz. Örneğin daraltıcı para politikalarının izlendiği dönemlerde kredi maliyetleri yükseldiği için yatırımlarınıza ve ihtiyaçlarınıza yönelik finansman bulmakta zorlanabilirsiniz. Bu gibi dönemlerde mevcut varlıklarınızı korumalı, portföyünüzde tahvil gibi sabit getiri sağlayan yatırım enstrümanlarına yer vermelisiniz.

Makroekonomik değişkenlerin yatırımlara etkisi: Risk ve fırsatlar nasıl değerlendirilebilir?

Makroekonomik göstergeler ile yatırım arasındaki ilişkiyi anladıktan sonra piyasadaki belirsizliklere karşı hazırlıklı olabilirsiniz. Rasyonel yatırımcılar, temel anlamda riski düşürüp getiriyi artırmayı amaçlar. Risk faktörleri arasında enflasyon, faiz, döviz kuru ve diğer makro iktisat verileri yer alır. Bu etkenleri fırsata dönüştürmek için izleyebileceğiniz yollar ise şunlardır:

  • Portföyünüze farklı varlık sınıflarını ekleyin.
  • Ekonomik koşulların işletmelere etkisini inceleyin.
  • Piyasa dalgalanmalarını düzenli olarak izleyin.
  • Küresel ekonomik gelişmeleri takip edin.
  • Analizler yaparak varlıkların performansını ölçün.

Ayrıca makroekonomi ve yatırım arasındaki ilişkiyi daha doğru kurabilmek için mali okuryazarlığınızı da geliştirebilirsiniz. Zira makroekonomik yatırım süreçlerinde karşınıza pek çok teknik detay çıkar. Bu detayları anlamak ve portföyünüzü etkin yönetmek için finansal bilginizi artırmalısınız.

Portföy çeşitlendirmesi ve riskten korunma: Ekonomik belirsizliğe karşı strateji geliştirme

Portföy çeşitlendirmesi, risk düzeyine göre getirilerinizi maksimize etmenize yardımcı olur. Aşağıda belirsizliklere karşı korunmak için bir arada tercih edebileceğiniz yatırım araçlarını görebilirsiniz.

  1. Hisse senedi
  2. Tahvil ve bono
  3. Emtia (Enerji, tarım, sanayi ve değerli maden emtiaları)
  4. Gayrimenkul
  5. Döviz
  6. Kıymetli maden (Altın, gümüş, paladyum vb.)

Öncelikle makroekonomik gösterge ve yatırım bağlantısını anlamalı, ardından bu ilişkinin gerektirdiği şartlara göre portföyünüzü zenginleştirmelisiniz. Örneğin ekonomik verilerin durağandan büyümeye geçtiği dönemlerde hisse senetleri ve tahviller gibi farklı risk getiri düzeylerine sahip varlıkları buluşturabilirsiniz. Bu sayede makro iktisadi veriler tahminlerin dışında ilerlediğinde zararınızı dengelersiniz.

Ekonomik koşulların işletmeler üzerindeki etkisi ve sektörel analiz

Makroekonomik göstergeler, yatırım süreçlerinin genelini etkiler. Yani hem bireylerin hem de şirketlerin ve endüstrinin yatırım kararlarına yön verir. Bu nedenle sektörel analizler yapmalı ve ekonomik koşulların işletmelerin üzerindeki etkilerini belirlemelisiniz. Mesela yatırımları için gereken finansmanı borçlanarak sağlayan bir firma, faizlerin arttığı dönemlerde bu projelerini askıya alabilir. Buna bağlı olarak ilgili şirketin hisselerinin değeri düşebilir. Böyle dönemlerde makroekonomik analizler yapabilir ve işletmenin geleceğini somut verilerle ölçebilirsiniz.

Notlar:
*kârın gelire bölünmesiyle elde edilen oran
**ekonomiyle ilgili kararların verilme aşamasında baz alınan iktisadi büyüklükler

close icon

Yazar Hakkında

yazar
HangiKredi Uzman Yazarları

Finansal uzmanlıkları doğrultusunda en doğru ve en güncel bilgileri sizler için derleyen Hangikredi.com uzman finans yazarları; kredi, mevduat, bankacılık ve muhasebe gibi pek çok kategoride konuyu sizler için kaleme alır.

Devamını Oku

Bu makale size ne kadar faydalı oldu?

5 Oy

-

1,8 Puan

Oy verdiğiniz için teşekkür ederiz. 😊

Yorum Yazın

yorum yaz

Konuyla ilgili sormak ya da eklemek istedikleriniz için yorum bırakabilirsiniz.

Yorum Yapılmamış

Son Eklenen İçerikler

  • Affiliate Marketing Nedir? 4.03.2024

    Affiliate Marketing Nedir?

  • Omnichannel ve Multichannel Pazarlama Nedir? 1.03.2024

    Omnichannel ve Multichannel Pazarlama Nedir?

  • Shrinkflasyon ve Skimpflasyon Nedir? 28.02.2024

    Shrinkflasyon ve Skimpflasyon Nedir?

  • Konut Satış Verilerini Nasıl Yorumlamalıyız? 28.02.2024

    Konut Satış Verilerini Nasıl Yorumlamalıyız?